Select Your Style

Choose your layout

Color scheme

DOĞRU BESLENİYORUM KANSERDEN KORKMUYORUM

DOĞRU BESLENİYORUM KANSERDEN KORKMUYORUM

DOĞRU BESLENİYORUM KANSERDEN KORKMUYORUM

Kanser anormal hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünmesi ve çoğalması ile oluşan bir  hastalıktır. Kanser oluşumu birçok nedene bağlı olabilir. Kalıtımsal faktörler kadar yanlış ve düzensiz  beslenme de kansere yol açan nedenlerden biridir. Yapılan araştırmalar kanser oluşumunda   çevresel etkenlerin de genetik faktörler kadar  etkili olduğunu  belirtiyor.

Kanser oluşumum  temel etkenleri

Dengesiz beslenme %35 (Aşırı yağ ve yağlı besin alımı, taze sebze ve meyvelerin az alınması, posalı besinlerin yetersiz  alımı, uzlanmış, tütsülenmiş, dumanlanmış besinlerin aşırı tüketimi  ) Sigara%30   Enfeksiyon hastalıkları%10   Mesleki nedenler %4 (radyasyona maruz kalma gibi )   Alkol%3   Olumsuz çalışma koşulları %2   Gıdalara konan katkı maddeleri%1

Görüldüğü üzere dengesiz beslenme kansere yol açan başlıca etkenlerden biridir.

Beslenmeyi düzenlemek son derece önemlidir.

Lutein, lykopen ve antioksidan alımı çok önemli bu yüzden meyve ve sebzeye yönelin.
Sezbe ve meyveler ciddi oranda  beta-karoten, C Vitamini, E vitamini ve Selenyum gibi hüvreyi hasardan koruyacak olan antioksidanlar  içerir,  Ayrıca immün (bağışıklık) sisteminin de güçlü olmasına yardım ederler. Düşük yağ ile alındığında birçok  sebze  posa ve fitokimyasallar müthiş bir kaynaktır. Lutein brokoli ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Lykopen domateste bulunur ve bu fitokimyasallar kanserle mücadelede ciddi  rol oynar.

Yetersiz posa alımı kolon ve rektum kanserine davetiye çıkartır, mutlaka posa içeriği yüksek olan kurubaklagiller ve tam tahıllı ürünler tüketin.


Kolon ve rektum kanserine karşı posadan zengin bir diyet en iyi kalkandır. Posa bağırsaktaki kanser yapıcı maddeleri kendi bünyesine alarak vücudumuzdan atılmasını sağlar. Hal böyle oluna kompleks karbonhidratları ve posadan zengin besin tüketimi çok önemli oluyor.
Kabuğu ile yenilebilir meyveleri, kuru baklagilleri, sebzeleri ve tam tahıl ürünlerini tercih edin.

Doymuş yağ tüketimini sınırlandırın.
Hayvansal yağlarda doymuş yağ ve kolesterol yüksektir.  Doğmuş yağ içeriği yüksek diyetler yalnızca kalp hastalıkları için risk değildir.Yapılan araştırmalara göre  meme, kolon ve prostat kanserleri de yüksek yağlı beslenme ile ilişkilidir, özellikle de hayvansal yağların yüksek olduğu diyetler. Besinleri düşük yağlı özellikle de doymuş yağdan fakir şekilde tüketmeye çalışın. Zeytinyağ, mısır yağı, ayçiçek yağı gibi bitkisel yağları kullanmaya çalışın. Margarin ve tereyağ tüketimini sınırlandırın.

Düzenli egzersiz yapın!
Obezite bir çok hastalığa sebep olduğu gibi meme, kolon, safra kesesi ve uterus kanseri ile de ilişkilidir. Sağlıklı besin ve doğru porsiyon ölçüleriyle birlikte vücut ağırlığının en iyi kontrol yolu fiziksel aktiviteyi arttırmaktır. Günlük tempolu yürüyüşler yapın.

Alkol kullanımı ciddi risk !!
Alkol tüketimi karaciğer kanseri riskini arttırır. Mutlaka alkol tüketimine sınırlama getirin.

Sigara mı ? Bence bir kez daha düşünün!!
Alkol alımı sigara ile birleştiğinde; ağız, gırtlak, boğaz ve yemek borusu kanseri risklerini artırıcı etki göstermektedir. Doğrudan içmenin yanısıra pasif içici de olmayın. Mutlaka yaşam alanlarınızı sigaradan uzak tutun. Kadınlar meme kanserinden korkarken akciğer kanserinden ölme oranının daha fazla olduğunu unutmasınlar.

Mide kanserine riskine karşı tuz tüketiminizi tekrar gözden geçirin.
Tuzlu tüketme alışkanlığı mide kanseri riskini arttırabilmektedir. Besinlerden yeterince tuz alındığı düşünülerek yemeklere tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek olumlu bir davranış olacaktır.

BAZI BESİNLERE ÖZGÜ ÖZEL  MADDELER VE KANSER

Özellikle ailesinde kanser öyküsü olan  bireyler ve kansere yatkınlığı olan kişiler, sigara kullananlar ve yaşam alanlarında kirli havanın yoğun olduğu kişilerin bu besinleri fazlaca tüketmeleri önerilmektedir.

MADDELER BULUNDUKLAR BESİNLER
Proteaz engelleyiciler Soya fasulyesi, mercimek, kuru fasulye, nohut, taze fasulye, bezelye, vb.
Oksitlenmeyi önleyiciler Meyveler, ceviz, fındık gibi sert kabuklu meyveler
Biyoflavanoidler Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, üzüm,
Özel koku ve tat veren maddeler Lahanalar, karnabahar, ıspanak, pazı, turp, pancar yaprakları, şalgam ve yenebilen otlar
Kükürtlü maddeler Sarımsak, soğan, pırasa

KEMOTERAPİ ALAN HASTALAR İÇİN;

İştahsızlık oluşabilir, kaygılanmayın.

  • Genellikle iştahsızlık ile karşılaşılmasına rağmen sabah kahvaltısında besin tüketimi daha iyidir. Bunu değerlendirmek amacıyla meyve ve taze sıkılmış meyve suları, yumurta, peynir, kurutulmuş domates, közlenmiş biber va tam tahıllı  ekmek tüketebilrisiniz.
  • Kendinizi iyi hissetmediğiniz durumlarda çok sevdiğiniz yiyeceklere yönelin ve  diğer besinleri yiyebilecek hale gelene kadar bunlardan tüketmeye devam edin.  Ek kalori ve protein almak için sıvı besinleri ve kuru meyvelerden yapılmış kompostoları deneyiniz.
  • Kemoterapi aldığınız günler bol su içemeye özen gösteriniz. (Günde 2-2.5 lt).
  • Su, vücudunuzun gerektiği gibi işlev yapması için çok önemlidir. Yeterince sıvı içmek, vücudunuzun ihtiyacı olan sıvıyı almasını sağlar. Gündüzleri yanınızda bir su şişesi bulundurunuz. İçine limon dilimleri ekleyebilirsiniz. Bu, çok su içme alışkanlığı kazanmanıza yardım edebilir.
  • Çok iştahsız olduğunuz durumlarda kaygılanmayın. Kendinizi daha iyi hissetmek için çok zor olmayan bir hobi belirleyip onunla meşgul olun.  Yiyebilecek hale gelir gelmez yemeğe başlayınız, eğer yiyememe sorununuz bir iki günde düzelmezse bunu diyetisyeniniz ve hekiminizle paylaşın. Gerekirse enteral beslenme ürünlerinden destek alınabilir.
  • Kemoterapi tedavisi sırasında greyfurt tüketmeyiniz, greyfurt suyu içmeyiniz. Aşırı tuzlu ve aşırı şekerli besinlerden uzak durunuz.

ÖZETLE;

*İdeal vücut ağırlığınız korunmalıdır.

*Yağ ve şeker tüketimi azaltılmalıdır.( margarin, kuyruk yağ, iç yağ tereyağ gibi )

*Şarküteri ürünleri ( salam, sosis, sucuk ..) ve sakatatlardan uzak durulmalıdır.

*Aşırı tuz ve tuzlu besin( turşu,salamura, konserve, salça…)  tüketiminden kaçınılmalıdır.

*Yiyeceklerin pişirme yöntemi olarak, haşlama, buğulama, ızgara, benmari, tencerede sote  veya fırında pişirme uygulanmalıdır.

*Besinlerin saklama koşullarına dikkat edilmelidir.

çeriği bilinmeyen hazır gıda tüketilmemelidir.

*Doğrudan odun veya kömür ateşinde yapılan ızgaralardan uzak durulmalıdır.

*Haftanın çoğu günü günde en az 40 dk orta derecede aktif olunmalıdır.

*Alkol ve sigara tüketimi varsa mutlaka sınırlandırılmalıdır.

*Her gün en az 10 bardak su tüketelim. Özellikle kemoterapi alınan günler su tüketimini daha çok arttıralım.

*Yağsız et, derisiz tavuk, hindi ve bol balık tüketilmelidir.

Kanser tedavisi alan kişilere, kişiye özel beslenme programları planlanlanabilir.

Gökkuşağının bütün renkleriyle beslenelim. Unutmayalım ki hiçbir yiyecek tek başına vücudun ihtiyacını karşılamaz, mutlaka çeşitliliği arttıralım. Doğru beslenmeyi bilirsek kanserden korkmayız.

DYT.ŞEYDA SILA BİLGİLİ             

ACIBADEM ESKİŞEHİR HASTANESİ   

ABOUT AUTHOR

NO COMMENTS

GIVE A REPLY